Bir YouTuber doğuyor ;)

Sevgili blog dostlarım,

Durdum durdum, bugün size bir haber vereyim diye blog yazısı yazmaya karar verdim. Bir de baktım ki yarın aynı zamanda blogun yıldönümü imiş :) Tam 7 yıldır yazdığım, sizin de takip ettiğiniz blogumuzun yıldönümü kutlu olsun :) nice yıllara...

Tabi ki kişisel yoğunluğum, bunalımlarım ve bir takım nedenlerim yüzünden son yıllarda düzenli yazamadım ve burayı ihmal ettim, biliyorum ama teknolojinin seyri de değişiyor tabi. Artık eskisi gibi blog okuyan da kalmadı. Herkes daha çok İnstagram ve YouTube kullanıyor. İşte bu yüzden ben de kendime bir YouTube kanalı açmaya karar verdim. Ve yaklaşık 2 haftadır boş zamanlarımızda video çekmeye başladık. Hatta bu konudaki ilk tanıtım videomuz da Video Eğitim kanalında yayına girdi. Youtube için beraber çalıştığım arkadaşım, hocam, ortağım Haluk Hoca ile benim kanalın videolarını çekip biriktiriyoruz şimdilik. Çok yakında yayınlayacağız. Beni artık YouTube kanalımdan da takip ederseniz çok sevinirim. Hatta şimdiden takibe başlayın ki yayına geçtiğimizde haberiniz de olsun ;) Lütfen benim kanalım için bir tık :)

Şu ana kadar Haluk hocanın kanalındaki videomuz 4900 kez izlendi. İzleyen ve beğenen herkese çok teşekkür ediyorum. İzlemek isterseniz bir tık yeter ;)

Haluk Tatar/Video Eğitim

Ayrıca henüz gizli olan bir projede de karşınızda olacağım. Şimdilik o gizli kalsın, tamamlanınca onun da duyurusunu yapacağım.

Gördüğünüz gibi aslında boş durmuyorum, eylemlerim devam ediyor ;)

bu da çekim arkası :)
Görüşmek üzere...

Diyetisyen Serap Orak
18 Şubat 2018

Sosyal medyada takip etmek için:

İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 

Bir Suşi Kursu Masalı/Ocak 2018

Dün bir arkadaşımdan "Beraber suşi kursuna gidelim mi?" diye bir teklif aldım. Meğerse uzun zamandır beklediğim teklif buymuş :) Ne yaptım ettim bugün ki randevularımı erteledim ve teklife "evetttt" dedim!


14.15 Beşiktaş vapuruna atlayıp, Kadıköy'den demir aldık. Tam da kursun verildiği Shangri La Bosphorus Hotel'in önünde indik. Hava güneşli olmasına rağmen çok soğuktu. Bir de rüzgar yok mu? Vapurda şapkamı zor tuttum.

Bu arada otelin girişi, dekorasyonu vs çok güzeldi. Bu kadar son dakika yetişmeseydik birşeyler içmek ve dinlenmek için çok güzel bir fırsat olabilirdi.

Kursun verileceği kısmı çok güzel hazırlamışlardı. Valla hemen havaya girdim. Sabırsızlanmaktan habire fotoğraf çektim :)




Masanın en başını, yani öğretmen masasına en yakın yeri kaptık :) birşeyi öğrenmeye meraklıysam hiç öyle gerilerde kalmam, en önden pür dikkat izlerim, dinlerim.


İlk anda neden böyle kılıç gibi bir bıçağa ihtiyacımız olduğunu anlamasam da sonradan baktım ki çok işe yarıyor. Her şeyin bir nedeni var yani...

İlk suşimiz salatalık, karides ve yengeçli California roll idi. Bütün olay pirinci yosuna güzelce yaymakla başlıyor ve içini de düzgün yerleştirince şeklini almış oluyor. Pirinçlerin çok yapışkan olmasının dışında zorlanmadım. Sanırım mutfak işlerinde yeterince deneyimim olması nedeniyle kolay geldi. El yatkınlığı önemli bu işlerde ;)

Uzunca kesilmiş surimi, salatalık, karides, balık yumurtası, pirinç ve yosun


Bu lezzetin yanında 1 kadeh de beyaz şarabımız da vardı tabi ki ;)


Bunun hepsini yedim!!!! Harika olmuştu. Malzeme kalitesi de çok önemli tabi. Suşinin içindeki pirincin şeker ve pirinç sirkesi ile pişirildiğini biliyor muydunuz? O nedenle tatlı bir tadı var.

Bu son lokma, fotoğraf çekmek yedikten sonra aklıma geldi :)
2. suşimiz avokadolu, somonlu California roll idi. Yaklaşık 40-50 gramlık bir somonu 3 eşit parçaya bölüp pirincin içine avokado dilimleri ile birlikte yerleştirip sardık. Üzerine de ince dilimlediğimiz avokado dilimlerini yerleştirip dilimledik. Valla sadece 1 dilimini bırakabildim. O da diğerlerini de yiyebilmek için :)




3. suşi asla sipariş etmediğim bir türdü, içinde sadece salatalık olan kappa roll. Vejeteryanlar için uygun olan bu tür hiç bana göre değil açıkcası. Balıksız suşi mi olur canım?


Bundan da 1 tane yedim, kalanları paket yapıp eve götüreceğiz
Bu yetenekli ve sakin şefimiz de Nattawat Kaewkla, Japon değil Filipinli'ydi.

Nattawat Kaewkla/ Sushi Chef
En sonunda 1'er parça ton balığı ve somon ile nigiri yapmayı öğrendik. Yalnız burda balıkları çok ince dilimleyemediğimi itiraf etmeliyim. Ama benim için sorun değil, çünkü balığı ne kadar çok, benim için o kadar iyi :)

Nigiri, pirinç topu üstü çiğ balıktan oluşan bir tür. Bundan da 1'er tane yedim. Artık patlamak üzere olduğumdam kalanları da paket yapıp eve götürdüm.

Tonlu ve somonlu nigiri
Bu suşi meselesi şöyle bence... Seven tam seviyor, sevmeyen hiç sevmiyor. Aslında çok kalorili bir yemek sayılmaz ama soya sosu ile birleşince çok fena ödem yapıyor. Soya sosu sodyumdan zengin aşırı tuz içeren bir sos. Aman dikkat!

Sertifikamı Neslihan Buldum hanımefendiden aldım. Çok sıcak kanlı ve ilgili biriydi. Bu son derece keyifli ve iyi organize edilmiş kurs için kendisine ve emeği geçenlere teşekkürler...

Böylece 5 çeşit suşi yapmayı öğrenip sertifika almayı hak ettik. Çok eğleceli ve samimi bir ortam da vardı. Yan bankodaki arkadaşlarla sözleşip bir sonraki workshop için sözleştik bile. Bu arada ben hepsinden çok yedim ama pişman değilim açıkcası :)


Dönüşte 17.15 vapuruna koşarak yetişip Kadıköy'de soluğu aldık. Bir banka oturup biraz manzaranın tadını çıkartalım dedik ama çok soğuktu.

nofilter, just İstanbul...

Bu masal da burda bitti...

Diyetisyen Serap Orak

19 Ocak 2018 Cuma

Sosyal medyada takip etmek için:

İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 

2018'deki sana mektup yazdım ;)



Bu yıl geçen yıllardan farklı olsun istiyorsanız önce kendinizi mutlu edecek yollara sapın. Ertelediğiniz konulara dokunun, bu konular hayatınızda hâlâ ne kadar önem taşıyor bir durup yeniden düşünün. 

Sizi siz olmaktan alıkoyan, ayağınıza takılıp duran meseleleri çekin önce yolunuzdan. Adım atın, ama küçük olsun. Uzun yollar hep küçük adımlarla başlar. İstikrar ve motivasyonla devam eder. Yolunuzdan uzaklaşmayın, size destek ve ilham olmayacak kimselerin elinden de tutmayın. Bırakın gitsin. 

Değişim her zaman zordur ve emek ister. Hiçbir şey bir anda olup bitmez. Zaman alır. Ne demiş Paracelsus? "Bütün meyvelerin çiçeklerle aynı zamanda olgunlaştığını zanneden biri, üzümleri hiç tanımıyor demektir" 

Başlayın bir yerlerden... Okumak istediğiniz bir kitaptan, gitmek istediğiniz bir semtten, almak istediğiniz kazaktan, dinlemek istediğiniz şarkıdan, konuşmak istediğiniz bir dilden... 


Konu vermek istediğiniz kiloya gelirse, gitmek istediğiniz yol boyunca yanınızda yürümeye ve elinizi tutmaya varım, sadece bilin istedim.

Frank Sinatra şarkıları tadında bir yıl dilerim, en âlâsından sizin yolunuz olan...

Sevgilerimle

Diyetisyen Serap Orak

2017 son günlerinden...

19 Ekim 2017 Perşembe

Nasıl ama baya baya moddayım, sizi ihmal etmiyorum :)

Bu sabah daha az yaktığım kaşarlı tostumla kahvaltımı yaptım. 1 bardak da günlük süt içtim. Yine Uno siyez buğdaylı ekmeğimle yaptım. Kaşar peyniri de babamın Bulgaristan'dan getirdiği peynir. Yani tam bir tost aşkı benim ki :)

Ofise gidince 1 fincan çözünür kahve içtim. Yine filtre yapmaya üşendim. Keşke ofise gittiğimde kahvem hazır olsa, asistansızlık da zor yahu. Yaş ilerledikçe insan konfora ihtiyaç duyuyor. Aslında ihtiyaç demeyelim de istek diyelim.

Öğlen yemeğimi yine Ataşehir Değirmen'de yedim. Yeni okuyanlar için yazayım. Bana en yakın nokta. Ofisimin altında çünkü. O nedenle çoğunlukla orada yiyorum. Buradan Nilüfer Hanım'a da selamlarımı yazayım. Sırf onun güler yüzü için gidilir yani, öyle tatlı bir kadın :)


Yemekte lavaşa sarılı tavuklu mantarlı bir tercih yaptım, yanındaki salatayı da yedim.

Yemekten sonra dışarda işlerimi halledip, markete de uğrayıp ofise döndüm. Dönünce aldığım mandalinalardan 2 tane yedim.

İşim bitince fırladım kızımı almaya gittim, günün en güzel 2. anı bu. 1. si sabah uyanınca onu görmek, 2. si akşam iş çıkışı onu almaya gitmek. İnsanın canının yarısını almaya gitmesi acayip bir durum.


Yemekte kalan pırasayı yedim. Yanında 1 dilim ekmek yedim.  Pırasalı fotoğraf benim, köfteli fotoğraf İnci'nin yemeğidir. Bazen İnci'nin ne yediğini soranlar da oluyor bu sefer göstereyim dedim.


Yemek sonrası kendime duble bir kahve yaptım ve 4 tane de kuru hurma yedim.



İlerleyen saatlerde, İnci uyuyunca 1 kutu bira içeyim demiştim ama fırsat olmadı. Yarına kaldı artık.

Yatmadan önce 1 küçük sosluk dolusu beyaz leblebi yedim. Yine sağlıklı beslendiğim için huzur içinde yattım diyebilirim. Ama dur şimdi, mutfağa girip çıktıkça ağzıma 2 küçük anasonlu galeta ve 2 adet badem atmış olabilirim :)

Diyetisyen Serap Orak

19 Ekim 2017

Sosyal medyada takip etmek için:

İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 

18 Ekim 2017 Çarşamba

Dün sağlıklı beslendim ya, inanın bu sabah daha rahat uyandım. İnsan gereksiz kalori almayınca ertesi gün hemen hissediyor farkı. Önemli olan bunu sürdürmek tabi ki. Geçen hafta tartılmıştım. 57,8 kg çıkmıştım. Şimdi kilo ve kalori odaklı değil de sağlıklı beslenme odaklı yemek yemeye karar verdim. Son günlerin diyeti anca böyle ödenir :)

Bu sabah güne 2 dilim siyez buğdaylı tam buğday ekmeği ile yapılmış kaşarlı tostla başladım. Makyaj yaparken tostu biraz yakmışım ama yedim tabi ki. 1 bardak da süt içtim.

Ofise gidince 1 kupa çözünür kahve içtim. Filtre yapmaya üşendim. Artık kahve çekirdeklerini öğütmek için bir makinem var. Kendi kahvemi kendim çekiyorum. Daha taze oluyor.


Ofiste işim azdı, o nedenle eve erken gittim. Hava çok güzeldi yürüdüm, hatta instagramda hikayemde de paylaştım. Eve gidince 6-7 kaşık zeytinyağlı pırasa ve 1 dilim de ekmek yedim.

Şalgam suyu ile ısladığım bulgurdan kısır

Öğleden sonra bir arkadaşımı davet ettiğim için kısır yapmaya karar verdim. En kolay, en sağlıklı yemeklerden biri bana göre. Ama bugün biraz farklı yapmaya karar verdim. Marketten 1 şişe şalgam suyu aldım ve onu cezvede ısıttım. Bulguru şalgam suyuyla ısladım. Ama biraz fazla bulgur olduğu için şalgam suyu yetmeyince su da eklemek zorunda kaldım. Renk harika oldu ama tadı çok belirgin olmadı. Sadece şalgam suyu kullanacağım bir daha ki sefere. Limon ve salça da ekledim. Bu koca tabak dolusu kısırı da yedim. Akşama doğru yediğim için uzun süre tok kaldım.


Boğazım biraz kötü olduğu için 2 kez Doğadan adaçayı içtim. 1 tane de şekersiz Türk kahvesi içtim. 1 küçük sosluk dolusu çiğ İran fıstığı ve 2 tane de küçük hurma yedim.

İlerleyen saatlerde yeni başladığım tığ işimle uğraştım. Sıkılınca acıktığımı da fark ettim. 1 tane  cennet hurması yedim. Kesmesi 1 kase de çekirdek yedim. Baktım saat 00.00'ı geçiyor, "hadi Serap git yat yoksa gidip gelip mutfağı kemireceksin" dedim kendi kendime. Çok doğru bir karar vermişim :)

Sonuç olarak bugün de gayet sağlıklı yiyecekler yedim. 

Diyetisyen Serap Orak

18 Ekim 2017

Sosyal medyada takip etmek için:

İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 

17 Ekim 2017 Salı

Aaa bugünün tarihi ne güzelmiş yeni farkettim :)

Güneşli bir İstanbul'dan herkese selamlar. Dünden beri normal hayatımıza döndük. 1,5 aydır annem yanımda olduğu için hiç yemek yapmayan ben evdeki sorumluluklarımla yüzleştim. İnci yemek yapmadığı sürece bütün işler ellerimden öper :) Dün akşam biraz barbunya ayıklatayım dedim çok az ayıkladı, sıkılıp bıraktı. Normal hayatımıza alışmam biraz zaman alacak sanırım. Mesela dün akşam evde yemek yoktu, yakındaki pideciye gidip 5 parça bıçak arası (ince hamurlu, Konya usulü kuşbaşılı pide) yedim. Artık annem de gittiğine göre, buzdolabı da daha boş olduğuna göre beslenmeme dikkat edebilirim, en azından buna niyetliyim.

İnci 2 aydır kreşe gitmiyordu. 1,5 aydır annemle evde takılıyordu. Bu arada 3 kez hastalık atlattı. 1 hafta ishal oldu, tam o geçince grip oldu. Daha gribin 3. gününde kulak iltihabı oldu derken okula bayağı bir süre ara vermek zorunda da kaldık. Dün sabah ilk kez yeni evimizden okula gittik. Yol İnci'ye uzun geldi, çünkü daha önce okulun tam karşısındaki binada oturuyorduk :) Bana da sabah yürüyüşü çıktı artık. Dün ve bugün sorunsuzca gittik. Önümüzdeki günler için bana şans ve sabır dileyin...

Dün gündüz yediklerime dikkat ettim. Mesela dün Değirmen'de yemek bitmişti sadece 2 dilim ekmekle ezogelin çorbası içmiştim. Akşam pide yedim doğru ama başka birşey yemedim. İlerleyen saatlerde İnci'nin ayranını içtim.

Bugün artık normale döndüm. Sabah 1 bardak süt içtim ve 2 küçük dilim ekmek ile kaşarlı tost yaptım. Bugün aklımda pırasa pişirmek var. Hatta 2-3 çeşit sebze yemeği yapsam iyi olur. Aklımda kısır yapmak da var ama bakalım...

Şu an saat 13.00. Son randevumdan sonra inip Değirmen'de bir yemek yerim, sonra alışveriş yapacağım.


Değirmen'de 1 kase kara lahana çorbası, ıspanak, yoğurt ve 1 dilim de ekmek yedim. Şekersiz 1 çay içtim, hatta içerken üstüme de döktüm :)

Önce markete gidip alışveriş yaptım. Sağlıklı beslenme niyetine girdim ya karnıbahar ve pırasa aldım. Eve gider gitmez pırasayı pişirdim. İçine havuç ve yasemin pirinci de koydum. 1 tek de kesme şeker attım. Sebze yemeklerine genelde koyarım. Berra'ya dün söz verdiğim için kısır da yaptım.

Akşama kadar ağzıma attığım 4-5 çiğ antep fıstığı dışında birşey yemedim. İnci'yi okuldan alıp eve geldikten sonra önce onun yemeğini yedirdim. Sonra kendim yedim.


3 adet köfte, 6-7 kaşık zeytinyağlı pırasa ve 3 dolu kaşık da kısır yedim.

Akşam Semra ile şekersiz birer Türk kahvesi içtik. O çikolata da yedi, ben yemedim :) Sonra 1 fincan da adaçayı içtim. Biraz bademciklerim şişmiş gibiydi :(

İnci yattıktan sonra da 1 adet cennet hurması yedim. Normalde eve pek aldığım birşey değildir ama dedim ya sağlıklı beslenme odaklıyım biraz çeşit iyi gelir. Renginden dolayı iyi bir antioksidan kaynağıdır. Ayrıca kabızlığa iyi gelir. Çok tatlı olması sebebiyle sık yenmesini tavsiye etmem. Bu şekilde doğrayıp kaşıkla yedim.

Bugünü gayet sağlıklı kapattım. Haa bir de gece yatmadan önce 1 çay bardağı ayran içtim. İnci bardağında bırakmıştı.

Diyetisyen Serap Orak

17 Ekim 2017

Sosyal medyada takip etmek için:


İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...